birdenbire

[birde'nbire]
zf. 突然, 忽然: Birdenbire bulunduğumuz odanın kapısı açılıverdi. 我们的房门忽然打开了。Dağın iki tarafında da birdenbire kesilen uçurumlar ve yarlar var. 在山的两侧是陡峭的悬崖和万丈深渊。Söz tiyatroya gelince, bu yaşlı sanatkârın kırışık yüzü birdenbire canlandı. 此话一传到剧院, 这位老艺术家布满皱纹的脸上立刻绽开了笑容。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • birdenbire — zf. Ansızın Birdenbire bulunduğumuz odanın kapısı açılıverdi. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • FEC'ET — Birdenbire …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • damdan düşer gibi (veya düşercesine) — birdenbire ve yersiz olarak Damdan düşer gibi birdenbire söyleyecek, açacak olursam itiraz eder. M. Yesari …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yüreği yerinden oynamak — birdenbire heyecanlanmak veya korkmak Odanın içinde birdenbire kızılca kıyamet kopmasın mı zavallı halamın yüreği yerinden oynamış. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • feveran etmek — birdenbire öfkelenmek, köpürmek, parlamak Beni dinlemeden öyle feveran etme ... hiddetlenme! E. E. Talu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gök delinmek — birdenbire çok ve hızlı yağmur yağmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kahkaha tufanı kopmak — birdenbire toplu olarak kahkaha atmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yağmur boşanmak — birdenbire çok yağmur yağmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zemberek gibi — birdenbire, aniden Halim zemberek gibi boşanıyor, sağa bir omuz, sola bir omuz, kalabalığı yarıp Korkut un karşısına dikiliyor. A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zınk diye durmak — birdenbire durmak Askerî bir cip, Camekân Sokağı nı sarsıla sarsıla geçti, apartmanın kapısı önünde zınk diye durdu. A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alkış kopmak — birdenbire güçlü bir biçimde el çırpılmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.